Bütün giysileriniz Çin malı olacak. Gözünüz aydın

Aralık 1st, 2009 § 0

32149050gf9Dizilerden, magazin haberlerinden başka hiçbirşeyden haberi olmayan biz:

Şu anda giysi sektöründe kimsenin bahsetmediği SÜPER CİDDİ bir KRİZ var. Pamuk fiyatlarının tarihte ilk defa hasat zamanı(bu aylarda) arttı. Hem de 15% – 20%. Bu nedenle kumaş fiyatları fırladı ve şu an piyasada kumaş krizi var. Firmalar fiyat vermiyor, hatta kumaş vermek istemiyor.

Ayrıca doğalgaz zammı nedenli ile yakında  Türkiye’de kumaş boyayan boyahane kalmayacak. Her ay 300.000 TL doğalgaz ödemek her babayiğidin harcı değil. Kapatıyor kocaman şirketler.

Aynı zamanda Çin’den Bangladeş’ten binlerce ürün kolayca giriyor piyasaya. Karışan yok. Kur sürekli düşük tutuluyor. Bu da ithalatı tetikliyor. Bildiğiniz birçok firma yurtdışından getiriyor, burada etiket vuruyor.

Velakin Türk malı giysiyi unutun yavaş yavaş. Ve o kadar işsizi de…

Peki hiçbir medyada duydunuz mu bunu? Sıra gelmiyor tabi.

Çok mı sıktım? Alın güzel bir haber. Aşk-ı Memnu artık haftanın her günü yayınlanacakmış. Oldu mu? Olmadı.

İşi aldıktan sonra kutla-ma !

Kasım 10th, 2009 § 0

RF247546Toplantı için günlerce hazırlandınız. numuneler, örnek çalışmalar, teklifler, dosyalar.. hazırladınız. Çok sıkı rakipleriniz var. Son ana kadar heyecan dorukta. Bu işi almak sizin için çok önemli….

Ve sonunda mutlu son. Teklifiniz kabul edildi. İŞİ ALDINIZ.

Harika bir haber. Ne yapmak lazım ? Tabii ki bunu güzelce kutlamak..

Kutlamak???? Bir kez daha düşünün!

Deneyimlerime göre, çok stresli bir süreçten sonra bir işi aldığınızda kutlama yaparsanız hem sizin, hem ekibinizin motivasyonu düşer. Sanki herşey bitmişçesine bir boşvermişlik ve rahatlık başlar. Bunu takiben işlerde aksama veya kalitesinde düşme yaşanır. Çünkü esas iş bitmiştir (zannedilir).

İşin esas bitme zamanı, projenizi/işinizi teslim etme zamanıdır. İŞİ ALMAK SADECE ARABANIN KONTAĞINI ÇEVİRMEKTİR. HEDEFE GİTMEK İÇİN DEPONUZUN DOLU, ARABANIZIN SAĞLAM OLMASI GEREKİR. İlla kutlamak isterseniz ekip arkadaşlarınıza küçük hediyeler verebilirsiniz.

İşi aldıktan sonra hemen zaman,ihtiyaç,süre,kaynak vs listelerinizi yapın. Her olumsuzluğu planlamayı da UNUTMAYIN. Aksiliklere karşı önlemleriniz olsun. Sıkı çalışın. Ve işinizi zamanında, tam olarak bitirin. Müşterinize bunun yanında başka neler satabileceğinizi düşünün. İşbirliğini genişletin.

Zaman doldu, herşey yolunda. Projeyi teslim ettiniz. Dilediğiniz kutlamayı ŞİMDİ hakkettiniz. Hadi size iyi eğlenceler :)

Harika bir e-ticaret kaynağı

Ekim 30th, 2009 § 2

Şule hocanın kitabını okurken en az 10 kez “keşke şu kitabı 3 yıl önce okusaymışım” dedim :)
Çünkü 3 yıl önce tish-o’nun temeli atılıyordu. Ne kadar bilgisayar sektöründe olsam da, e-ticaret konusunda hiç deneyimim yoktu.
Birçok konuyu deneyimle öğrendim. Yani uygulayarak, maddi ve manevi kayıplar vererek öğrendim.
Ancak şu an görüyorum ki Şule hocamın kitabı sizi birçok bu kayıplardan kurtarıp çok daha hızlı yol almanızı sağlayacak. Online satış veya e-ticaret yapacak herkes mutlaka ama mutlaka bu kitabı okumalı. Özellikle yakalayabilirseniz , bazı cümle ve tavsiyeler sizin işinizin şeklini belirleyecek ipuçları var. “Hele bi başlayalım sonrasına bakarız” derseniz birçok proje gibi, online satış veya e-ticaret alanında da  yok olmaya mahkum olursunuz.   Nitekim birçok kişi bu hatayı yaptı ve yapıyor.
“Yanlış yaptığım veya yapmam gereken birşey mi var?” diyenler de cevap bulacaklar bu kitapta. Yani halihazırda böyle bir iş yapıyorsanız dahi çok katkısı olacak. Eksik ve yanlış olduğum bazı noktaları fark edeceksiniz bu kitap sayesinde.
Sadece ürün satma değil, internet üzerinden herhangi bir şekilde (üyelik, abonelik, hizmet satışı vs.) gelir elde etmeyi planlıyorsanız dahi gerekli size Şule hocanın kitabı.
İş kurma adımlarından tanıtıma, müşteri ilişkilerinden operasyon akış planı hazırlamaya kadar birçok konuda bilgi mevcut. Çok emek verildiği gayet açık. Ortaya da güzel bir kaynak çıkmış.
Genellikle teorilerden bahseden akademisyenlerin tam zıddına, birebir piyasaya ve gerçeklere odaklandığınız ve işinizi hakkıyla yaptığınız işin tebrik ederim. Elinize sağlık Şule hocam :)

kitapGeçenlerde bitirdiğim Şule hocanın kitabını okurken en az 10 kez: “Keşke şu kitabı 3 yıl önce okusaymışım” dedim :)

Çünkü 3 yıl önce tish-o‘nun temelleri atılıyordu. Ne kadar bilgisayar sektöründe olsam da, e-ticaret konusunda hiç deneyimim yoktu.

tish-o kurulurken çok ciddi araştırmalar yaptım ve altyapıyı mümkün olduğunca sağlam oluşturmaya çalıştım. Şu an geldiğimiz noktada bunların yararını hep gördüm. Ama çok önemli bazı dersleri birebir deneyimle öğrendim. Yani uygulayarak, maddi ve manevi kayıplar vererek.

Ancak şu an görüyorum ki Şule hocamın kitabı sizi birçok konuda bu kayıplardan kurtarıp çok daha hızlı yol almanızı sağlayacak nitelikte. Online satış veya e-ticaret yapacak herkes mutlaka ama mutlaka bu kitabı okumalı. Özellikle yakalayabilirseniz , bazı cümle ve tavsiyelerde, sizin işinizin şeklini belirleyecek ipuçları var. “Hele bi başlayalım sonrasına bakarız” derseniz birçok proje gibi, online satış veya e-ticaret alanında da  yok olmaya mahkum olursunuz.   Nitekim birçok kişi bu hatayı yaptı ve yapıyor.

Sadece yeni başlayanlar değil, halihazırda e-ticaret yapanlar ,”Yanlış veya eksik yaptığım birşey var mı?” diyenler de cevap bulacaklar bu kitapta. Yani şu an böyle bir iş yapıyorsanız dahi çok katkısı olacak. Eksik ve yanlış olduğunuz bazı noktaları fark edeceksiniz.

Genel olarak baktığımda şunu da farkettim ki; sadece ürün satmak değil, internet üzerinden herhangi bir şekilde (üyelik, abonelik, hizmet satışı vs.) gelir elde etmeyi planlıyorsanız dahi gerekli size Şule hocanın kitabı.

İş kurma adımlarından tanıtıma, müşteri ilişkilerinden operasyonel konulara kadar birçok konuda bilgi mevcut. Çok emek verildiği gayet açık. Ortaya da güzel bir kaynak çıkmış.

Genellikle teorilerden bahseden akademisyenlerin tam zıddına, birebir piyasaya ve gerçeklere odaklandığınız ve işinizi hakkıyla yaptığınız işin tebrik ederim. Elinize sağlık Şule hocam :)

Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli’den güzel mesajlar

Ekim 13th, 2009 § 0

IMG_0845Geçenlerde Mynet kurucusu Emre nin konuk olduğu e-tohum toplantısına katıldım. Öncelikle düşünce tarzı olarak, karşımda gerçek bir işadamı olduğunu anlamam çok sürmedi. Yani sıradan bir internet yatırımcısında ziyade, tam bir işadamı (tücaar ya da nasıl tanımlarsanız) şeklinde düşünüyordu. Yani “bu adam ne iş yapsaydı başarılı olurdu” hissine sahip oluyorsunuz.

İşte gidemeyenler için önemli gördüğüm noktlar:

“Her şirket birçok hata yapabilir”: Kendisine çok sayıda ” neden bunu yapmadınız?”, “Geç kalmadınız mı?” gibi sorulara verdiği cevap. Bence hata yaptığını bilmek de erdemliktir.

“Bence kimse 3 yıl sonra nerede olacağını tam olarak bilemez. Sürekli kendini değiştirmek zorunda” : İleriye dair kesin soru soranlara verdiği cevap. Günlük trendleri takip etmek yerine akıllıca ve gelir modeli olabilecek şeyler üzerinde çalışmayı tavsiye etti.

“Yatırımcı olarak düşündüğümde; kategorisindeki birinci şirketin 10% una mı yoksa sonraki 5 şirketin tamamına mı sahip olmak mı derseniz ben en büyük olanın bir parçası olmak isterim. ABC kolanın 100% benim olacağına, Coca Colanın 1% benim olsun “

“Kadın siteleri içinde 1. numara olamayacaksan, evli kadınlar sitesinde 1 nuamra ol. Yani hangi işi yapacaksan 1 numara olmalısın. Olamayacaksan daha niş olan bir bölümünde en iyi ol”

“Satın aldığımız sitenin ekibini koruduğumuz ve sitenin başında devam ettirdiğimiz işlerde daha başarılı olduk.” Yani satın alıp yeni kişilere emanet edilen projeler daha başarısız olmuş. İlginç.

“Kendimizi pazarlamalıyız. Sitene ek bir özellik eklemek için harcayağın 30.000USD yi  PWC ye ver,  siteni pazarlasınlar. Pazarda var oldukça dikkat çekersiniz.” PWC: www.pwc.com/tr/tr/index.jhtml

“Yapılacak ortaklık ta en önemli şey; proje, iş, kazanç vs değildir. En önemli şey: adamdır. Karşınızdaki adamsa, her işi zaten yapabilirsiniz.” Ben de altına imza atarım bu cümlenin.

“Eğer yaptığınız projeye çok kolay rakip çıkacaksa, reklama çok para harcamalısınız”

“Yatırımınıza, uluslararası bilinen fondan 1% dahi olsa yatırım alın. Daha sonra büyük fonlara bakın.Facebook bile önce birkaç yatırımcıdan küçük küçük yatırım aldı. Sonra büyük yatırımcı buldu.”

“İyi lider, fon-yatırım bulabilendir”

“Bedavanın da bir maliyeti vardır. Verdiğiniz servis ücretsiz olarak alışılageldiyse, veya bunu yapan varsa para kazanmanız zorlaşır”

Katılıp katılmamak size kalmış . Ancak genel kanaatimi sorarsanız her cümle altında size aylar,yıllar kazandıracak özetler var. Yanlış bir işten veya yoldan zamanında dönmek , o yolda yapacağınız bütün zararların şu an direk kar hanenize olarak yazılması demektir.

TOYP (Türkiye’nin 10 Başarılı Genci) Jüri Özel Ödülü Aldım.

Ekim 8th, 2009 § 2

DSC03480

İnsan hayatında çok önemli anlar vardır ya ?

İşte ben geçen Cuma (2Ekim2009) o akşamlardan birini yaşadım.  Uluslararası bir kurum olan JCI *’ın, Türkiye’de düzanlediği TOYP(Ten Outstanding Young Persons) Türkiye’nin 10 Başarılı Genci yarışmasında tish-o” adına Jüri Özel Ödülü aldım.

Benim için çok değerli olan bu ödülü öncelikle ekibime ve dostlarıma ithaf etmek isterim.

Peki neden biz bu ödüle layık görüldük?

Öncelikle tish-o, iş modeli ve bilinirliği itibari ile başarılı bir proje olarak gösterildi. Ayrıca tish-o‘nun çok blinmeyen bir yüzü daha var. Biz tish-o olarak birçok Sosyal Sorumluluk projesinde bulunduk. Engelli arkadaşlarımız için meslek edindirme faaliyetlerine destek verip, Kimsesiz Çocuklar yararına etkinliklerde sponsor olduk.

Ayrıca Sağlıklı Tişört konsepti ile, kanserojen madde içermeyen, sağlığa ve doğaya duyarlı boyalar kullanarak baskı yaptık . Türkiye’de ilk defa Nefes alabilen Baskı teknolojisini kullandık.

Çevre adına, 9 Eylül üniversitesi Güneş Enerjili Araba projesine destek verdik.

Bu faaliyetlerimizi açıklamak istemiyordum yakın zamanlara kadar. Esasen hala anlatmak zor geliyor. Gösteriş ve reklammış gibi hissediyorum. Ama çok kişinin ısrarı üzerine açıkladım ve ödülü de bu nedenlerle kazandım.

Bu vesile ile öncelikle tish-o‘ya baştan sona emek ve fikir olarak katkı sağlayanlara, daha onra ödülü layık gören JCI ekibine sonsuz teşekkürler.

Umarım tish-o olarak uluslarlarası platformalarda da ülkemiz adına iyi işler çıkararız.

http://www.tish-o.com.tr

JCI: http://www.jci.cc/

http://www.jci.cc/

DSC03467

DSC03532

Site Kapatmalarına KESİN ÇÖZÜMü açıklıyorum !

Ekim 3rd, 2009 § 1

youtube62406Amaç “Üzüm mü yemek yoksa Bağcıyı mı dövmek”  ?

Last.fm ve Myspace olayı ile birlikte yine sansür gündeme geldi. 6.000 civarında site kapatılmış. Bunu söylerken gurur duyuyorlar sanırım. Bir nevi pazularını gösteriyorlar internet camiasına. Bir içerik yüzünden koca site kapanıyor. Amaçları üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.

Peki bunun önüne nasıl geçilir ?

Ben çözümün zor olduğu kadar basit olduğunu da biliyorum. Şöyle anlatayım: Ben daha önce LASİAD*, şimdi ise AVSİAD** yönetim kurulundayım. LASİAD da iken, Rusya bir ara bütün gümrük kapılarını Türk ürünlerine kapattı. Hangimiz gidip derdimizi Putin’e anlatabilirdik ? Biz yaptık ve  kapanan gümrük kapılarını açtırdık. Peki nasıl ?

Tek başınıza gittiğinizde  yüzünüze bile bakmayan özel veya devlet kurumları, sivil toplum kuruluşu olarak gittiğinizde size birçok olanak tanır. Hatta bir defasında çıkacak yeni bir kanun için bizden görüş istediler. 3 sayfa yazdık. Daha sonra yazımızın virgülü dahi değişmeden kanunlaştığını gördük. Ben veya üyelerimizden başkası istediği kadar büyük bir firma olsun bunu başaramazdı.

Şimdi size bir soru:

Eğer “müzikçiler” adına MÜYAP değilde, ne bileyim Şahin Özer direk kendi gitseydi bu siteleri kapatabilirmiydi ? İşin düğüm noktası burası. Tabii ki hayır. Onlar birlikte olmanın gücünü kullanıyorlar.

Biz de aynı şeyi yapmalıyız. Camiamızdaki etkin ve aktif insanlar biraraya gelip bir sivil toplum örgütü kurmalıyız. İçimizde e-ticaret yapan, interet reklamcılığı yapan, içerik siteleri sahipleri, haber siteleri, avukatlar vs. birçok kişi güçbirliği yapmalıyız.

O zaman gücünüze siz de inanamıyacaksınız.

Sanatçıların emeğinin çalınmasına tabii ki karşıyız ama bunun için onlarca insanın emeği olan bir sitenin kapatılması kadar mantıksız bir durum yok.

Tekrar tekrar söylüyorum. Ne sansür için çekilmiş videolar, ne paylaşımlar, ne eleştiriler, ne tepkiler… hepsini tabii ki destekliyorum. Ama hiçbiri çözüm değil. Bundan adım gibi eminim. “Dediydin” dersiniz..

*LASİAD: Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği

**AVSİAD: Avcılar Sanayici ve İşadamları Derneği

En son KİMİ takdir ettiniz ?

Eylül 29th, 2009 § 0

6466263_Applause_ezg_2Bundan 2 ay önce, Türkiye’deki ciddi bir internet yatırımcısı bana: “Yurtiçi ve Yurtdışı onlarca siteye üyeyim. Ama attığı her maili okuduğum, her yaptığı işi özenle yapan, müşterisini sıkmadan taleplerini karşılamaya çalışan en iyi marka tish-o” demişti. O an bu cümlenin bana verdiği mutluluğu anlatamam. İşime olan sevgimi ve bağlılığımı bir kat daha artırdı.

O an farkettim ki, işini severek, özen göstererek yapan herkes takdir edilmeli. Çünkü bu onlarda tahmin edeceğinizden çok daha fazla etki ve motivasyon meydana getirir.

Yaşadığım o olaydan sonra işini gerçekten özenerek, değer vererek, uzun vadeli düşünerek yapan internet camiasıdan birkaç kişiyi arayıp ziyaret etmek istediğimi söyledim. Hepsi “Hayırdır Fatih senin için ne yapabilirim birşey mi oldu ? ” gibi sorular sordular. Bense ofislerine gidip “Tam 5 dakikam var. İşinizi iyi yaptığınız için sizi takdir etmeye geldim. Sahip olduğunuz sanal bir site dahi olsa bunu tam bir esnaf zihniyeti ile*, özenle, severek, her gün uğraş vererek devam ettiriyorsunuz. Yaptığınız her iş kaliteli. Çalışmalarınız, fikirleriniz beni heyecanlandırıyor ve ben sizi takip ederek daha verimli oluyorum” diyerek ayrıldım.

Şaşkınlıklarını anlatamam. Mutluluklarının gözlerine yansımalarını gördüm ve ben de mutlu oldum.

Siz de eğer birisinin işini iyi yaptığına inanıyorsanız gerçekten samimi bir şekilde bunu ona itiraf edin. Beğendiğiniz yönleri veya onun için düşündüğünüz yenilikleri paylaşın. Hem siz, hem de karşınızdaki bundan çok şey kazanacaktır.

Hadi hemen şimdi bunu uygulayacağınız 2 kişiyi belirleyin ve onlara ulaşın.

*Esnaf zihniyeti ile ne demek istediğimi ayrıca bir yazımda paylaşacağım.

Bu düşüncemi kesinlikle blogumda yazmam önerisinde bulunan Tuğçe Esener ve Ömer Ekinci‘ye teşekkürler :)

Google’dan ezber bozan keyword açıklaması

Eylül 26th, 2009 § 0

Google KEYWORDS(anahtar kelimeleri) kullanmıyor !

Son zamanlarda herkesin isteği Google aramalarında yukarlarda çıkabilmek. Çünkü site trafiğinin önemli bölümü google’dan sağlanıyor. Peki Google da ilk sıralarda nasıl çıkılır?


Nasıl çıkılacağı ile ilgili çok sayıda fikir,görüş ve bilgi var. Ortak doğru kabul edilen bazı kriterler var. Ama işin sırrı hala tam olarak bilinmiyor. Bilinse bile zaten Google sürekli olarak buna karar veren algoritmayı değiştiriyor.


Yaygın olarak bilinen kurallardan biri de site kodlarından KEYWORD META TAG ında yazdığınız kelimelerin önemi idi. (Keyword nedir? Bir sitenin içeriğinin fihristesi diyebiliriz. Site asıl olarak ne hakkında ise, o kelimeleri KEYWORD alanına yazarak bir fihriste oluşturursunuz . Örneğin tish-o için kelimeler tişört,tasarım,dizayn olabilir. Herhangi bir sitede iken sağ klik yapıp Kaynağı Göster linkine basarak kaynak kodlarda en yukarı bölümlerde o sitenin Keyword’lerini görebilirsiniz)


http://www.youtube.com/watch?v=jK7IPbnmvVU adresteki videoda Google’ın meta tag içerisindeki KEYWORD alanını hiç kullanmadığı, DESCRIPTION alanını ise sadece arama sonucu sitenin altında bir açıklama olarak gösterdiği anlatılıyor. ( Bu arada yasak youtube’u açamıyorsanız videoya buradan ulaşabilirsiniz : http://tinyurl.com/lzjebc )

Çünkü siteler keyword alanına biçok kelime yazarak site içeriklerinde olmamasına rağman haksız rekabette bulunabiliyor.Şu ana kadar bütün SEO siteleri ve uzmanları keyword ve description öneminden bahsettiler. Eminim hepsi içerik değiştirmek zorunda kalacaklar.


Aslında bu videonun, keywordları kullanarak arama motorunu aldatanları azaltmak adına sahte olarak düzenlenmiş bir video olduğu da düşünülebilir (Eee Türk’üz işte öyle hemen kanmıyoruz)..Çünkü ben de keyword önemine inananlardan(d)ım. Ama videodaki şahıs çok mantıklı, net ve ikna edici konuşuyor.


Peki asıl önemli olan neymiş? Tabii ki “sitenin sayfa içerikleri“ymiş. İçeriğe göre google o sitenin hangi konularda arama sonucunda yukarıda yer alması gerektiğine karar veriyormuş.

Aslında Google ‘ın, fazla detaya girmeden, optimizasyon konusunda daha çok bilgi ve yönerge vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Dönüşüm muhteşem olacak :)

Eylül 24th, 2009 § 1

Bir kez daha “Hello World” :)

Uzun zamandır blogum ile ilgili birşey yapmamıştım. Önceki birkaç yazımı fdemir.wordpress.com altında yazmıştım. Ama alan adı benim olmadığı için (sanırım) sahiplenemedim bir türlü :) Şimdi fthdmr.com ile yeni alan adımda blogumu hayata geçirdim.

Yazıp yazmamak konusunda da kararsızdım esasen. Ancak görüşleri benim için değerli birçok kişi, onlarla paylaştığım fikir ve düşüncelerimi kesinlikle bir blogda paylaşmam gerektiği konusunda ısrarcı oldular.

Şimdi yeni adresimde yazılarıma devam etmeyi planlıyorum. Genel olarak e-ticaret, yönetim, iş geliştirme, planlama, müşteri ilişkileri, marka(laşma),  web 2.0, Türkiye’de internet, kişisel gelişim, sosyal sorumluluk gibi konularında paylaşımlarda bulunmayı planlıyorum. Bunun yanında okuduğum kitap ve dergilerden de önemli bölümleri paylaşmayı düşünüyorum. Şu an blogum için arayüz ve diğer detaylar için çok fazla zamanım olmadı. İçerik zenginliği ile birlikte onları da değiştireceğim.

İleriye dönük olarak blogumda oldukça farklı içerik ve paylaşımlar da olacak.

Birlikte öğrenmek ve geliştirmek dileği ile, :D

Yeni Tüketici Kanunu

Mayıs 12th, 2009 § 0

Tüketici Kanununda ciddi değişikliğe gidiliyor. Yasa 24 Nisanda başbakanlığa sevk edilen taslak, Bakanlar Kurulu onayından sonra Meclise sevk edilecek. Göze çarpan bazı madde başlıkları şöyle:

İNDİRİM KAMPANYALARINDA YENİ DÜZENLEME

- Taslak ile tekstil firmalarının indirim tarihleri de belli oldu. Bundan sonra firmalar 15 Ocak-1 Mart  ile 15 Temmuz- 1 Eylül tarihleri arasında indirim kampanyası yapabilecekler. (Yıllar öncesine geri dönüyoruz. Eeee.. tarih tekerrürden ibaretmiş)

İKİNCİ EL SATIŞLARDA YENİ DÖNEM

- Otomobil, bilgisayar, cep telefonunda ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu en az 1 yıl olacak. Bu süre konut veya yazlık satışlarında 3 yıldan az olmayacak. (2.elde alım satımı ispat etmek nasıl olacaksa artık)

- Ayıplı malda 30 günlük ihbar süresi 2 yıla çıkıyor. (Amerikanvari  bi yasa olmuş bu)

- Ayıplı malda satıcı ve imalatçı ayrı ayrı sorumlu olacak

KREDİDEN VAZGEÇME HAKKI

- Tüketici, kredi sözleşmesinden 14 gün içinde vazgeçebilecek. (Bence bu değişiklik kriz ortamı için en işe yarar maddelerden biri.)

- Tüketici kredilerinde faiz oranı sabit, değişken veya aynı kredi için her iki yönetem eses alınarak belirlenebilecek.

HAYAT SİGORTASI ZORUNLULUĞU KALKIYOR

- Tüketici ve konut kredisi sözleşmelerinde hayat sigortası zorunluluğu kalkacak. İsteğe bağlı hale getirilecek.

- Bankaları tüketiciyi kredi vermeden en az 1 gün önce sözleşmeyle ilgili ayrıntılı bilgi vermek zorunda olacak. (Zaten vermiyolar mı? Veya daha ne bilgisi verecekler. Sayfalarca yazılı kağıt imzalatıyorlar, o yeter)

- Kapıdan satış yapan firmaların sermayesi en az 50 bin lira olacak. (Var mı artık o firmalar hala)

- Devre tatil ve paket tur sözleşmeleri AB’ye uygun olarak yeniden düzenlenecek. (İyi bakalım bekliyoruz düzenlenmesini)

- Sözleşmelerdeki haksız şartlar iptal edilebilecek (Bu madde için bi ansiklopedi bile yazılır. Bayaaaa genel olmuş)

- Kullanma kullavuzları sadece kullanma kulavuzu değil ürün üzerindeki açıklayıcı bilgide de Türkçe olacak. Örneğin otomobillerin gösterge ve kadranlarında yer alan yazılar Türkçe olacak. (Bu maddeyi düşünene bravo diyorum. Dilimize sahip çıkalım artık. Başka dil öğrenme zorunluluğu yok kimsenin)

- Tüm radyo ve televizyon kuruluşlarında 07.00-23.00 saatleri arasında, haftada 2 dakikadan az olmamak üzere tüketiciyi eğitici program yapma zorunluluğu getirildi. (Eveeett.. deprem dede seansları tekrar başlıyor demek)

- Her firma kafasına göre tüketici ödülü veremeyecek. Ödül vermek için Bakanlıktan izin alınacak. (Blog ödülleri verenler. Sizi ihbar edicem :)

- Tüketici sorunları hakem heyetlerinin bağlayıcı karar alma sınırı 937 TL’den 2 bin TLye çıkarılacak. (Bu hakemlere düdük te veriyorlar mı? )